Yaklasik 1,5 ay once Istanbul 'dan Amerika 'ya tasindim. Sanmayinki muhtesem rahatlikta bir hayattan, daha da rahat bir hayata gecis oldu. Konusmaya, dinlemeye, anlayabilmeye kisacasi iletisime biraz fazla duskun olmaktan, bunun yaninda cagimiz "Y kusagi" rahatsizligi olan 'kendini hala bulamamis' olmaktan oturu, tek amacim "dil ogrenmek" olarak geldim buralara.
Bu benim icin yepyeni bir baslangic. Eger icinde bulundugumuz diger tum o anlari da farkinda olarak yasiyorsak, tum o anlarda oldugu gibi...
Yillardir, hatta cocuklugumda 'kitap yazacagim ben' dedigim gibi bir niyetlenmeyle kenarda duran 'Ben' i cikarip, blogumu birazdan acarsam, bu tum o anlarin toplaminin ilk gercegi olacak. Ustelik bu yaziyi su anda, okuldan gonullulukle ilgili aldigim bir kagidin arkasinda yaziyorum.
Benden (eger birakmayip yazarsam) sik sik duyacaginiz gibi hayati,ba
zi anlari film karesi gibi ya da tipki bir kitabi okurken, gozlerimi kapatip o ic cekti
gim o satirlar gibi yasayan bir ben miyim?
Amerika' nin dogu tarafindayim ve malum havalar surekli bir olaganustu hal' durumunda. Bundan sebep az once (ki saat aksam 7 civari) karlari kurekle atmak,kapinin onunu acmak icin ciktim. Iste kafami kaldirdigim o an, film karesinin ta kendisiydi. Yavaslatilmis sekilde kar degil, gercekten kucuk isiltilar yagiyordu gokten. Arkadan hemen romantik R&B Soul bir sarki calindi kulagima.Durdum, daha once de yapmis oldugum gibi; o ani kaydettim kendime,hapsettim. Sonra bugunluk doymus ve var hissettim...Bu, su an yaptigim, tum o beklemis anlarin habercisi, o kucuk isilti degil
mi sizce de?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder